Çerez Politikası

Bu internet sitesinde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi almak için Gizlilik ve Kişisel Verilerin Korunması metnini inceleyebilirsiniz.

Paylaş

Geçmişten günümüze nohudun soframıza gelişi, bu topraklarda yaşayan medeniyetlerin de tarihine ışık tutar. Hattuşa/Boğazköy kazılarında ortaya çıkan bir tabletin üzerinde şöyle yazar; “… ve adam elindeki nohutları ateş üzerindeki tavaya koyar ve kavurur.”

Osmanlı Mutfağının önemli bir parçası

​Yaklaşık 10 bin yıl öncesinde bu topraklarda yaşamış medeniyetlerin de günümüzdeki gibi nohut tükettiğini söyleyebiliriz. Arkeobotanik verilere baktığımızda ise Güneydoğu, Anadolu ve Suriye'nin değişik bölgelerinde prehistorik kazılarda nohuda rastlandığı gözlemlenmiştir. Helenistik dönemde bir şölen gibi yaşanan akşam  yemeğinin; yani Symposion'un da önemli  yemekleri  arasında nohudun bulunduğunu tarih sayfalarında bulabilirsiniz. Tıpkı leblebi sözcüğü (Arapça tane, tohum) gibi geçmişten günümüze evrilerek gelen kelimelerden biri olan nohut, Farsça nuxud sözcüğünden türemiş ve Türkçe'de yerini almıştır. Osmanlı Mutfağında ise sofraların önemli bir parçası olan nohut tek olarak pişirildiği gibi, diğer yemeklere de eklenerek kullanılmaktaydı. Nohutlu pilav, nohut aşı, kabuni bunlardan günümüzde hala sofralarımızda yer alan yemeklerden bazıları diyebiliriz. Hatta Fatih'in sadrazamı Mahmut Paşa'nın ziyafetlerinde içinde bir tane altın nohut bulunan nohutlu pilav hazırlattığı da tarih sayfalarında anlatılmaktadır.

İlk Humus’u kim yaptı?

Yüzyıllardır hiç bitmeyen bir tartışma: İlk Humus'u kim yaptı, humus kime ait? Hatay, Tarsus ve İskenderun arasındaki "en lezzetli biz yaparız" çekişmesi devam ederken, biraz geçmişe dönelim ve Humus bu topraklarda nasıl bir yolculuk yaşamış ona bakalım.

İlk nerede yapıldığına dair kesin bir kanıt olmasa da bazı kaynaklara göre Humus'un geçmişi MÖ 3000'e dayanıyor. Bazı tarihçiler ise ilk nohudun Babil Bahçeleri'nde yetiştiğini, bu sebeple ilk Humus'un da Babil'de yapıldığını öne sürer. Hatta adının da Arapça'dan türediği için bu topraklara ait olduğunu savunur çünkü "hummus" kelimesi Arapça nohut anlamına gelmektedir. İki ünlü antik çağ filozofu Platon ve Sokrates'in notlarında ise Humus tarifinin bulunması ve eski Roma döneminde en sevilen sokak yemeklerinden birinin Humus olması ise herkesin kafasını karıştırsa da, Antik dönemden beri nohut ambarı olan Mısır'ı unutmamalıyız. Lübnanlıların bu konuda iddialı olduklarını ve "Humus bizim milli yemeğimizdir" dediklerini hatırlatalım. Böylece Humus birçok ülkenin en sevilen yemeği olarak yolculuğunu bizim sofralarımıza kadar bir şekilde tamamlıyor. Bu kadar Humus'tan bahsettikten sonra yapmamak olmaz ama değil mi O zaman Humus yapmak için gerekli olan malzemeleri sıralayalım.

Malzemeler:

  • ​600 gr nohut
  • 150 gr tahin
  • 1 çay bardağı limon suyu
  • 5-6 diş sarımsak
  • ½ çay bardağı su
  • 4 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 50 gr tereyağı
  • Çam fıstığı
  • Tuz
  • Pul biber
  • Kimyon

 

Peki, Humus nasıl yapılır?

Öncelikle Humus yapmak her ne kadar basit gibi gözükse de incelik ister. Sarımsağını, tahinini ve limonunu doğru ayarlamak gerekir. Doğru kıvamı tutturmak için geçmişten günümüze gelen bu bilgiyi sizinle paylaşmak isteriz. Eskiden havanda ezilen nohutlar, mutfağa teknolojinin de girmesiyle artık robotlarda çok daha pratik ezilebiliyor. Ancak birçok tarifte tüm malzemeleri içine atın ve karıştırın okuduğunuzu biliyoruz. Oysa nohutlar ezilirken yavaş yavaş tahin, zeytinyağı ve limon suyu eklenmeli, nohudun sıvıları emmesi beklenmelidir. Tabii bir diğer bilgi ise geceden suya bıraktığınız nohutların şiştikten sonra çıkan kabuklarıdır. Eğer kabuklarını soymadığınız nohutlardan Humus yaparsanız, bilin ki acı olacaktır. Kabukları nasıl soyacağım dediğinizi duyar gibiyiz. Hemen basit yolunu sizinle paylaşalım. Suda şişmiş nohutlarınızı süzgece alın ve bol su ile yıkayın, kabukların kendiliğinden soyulduğunu ve dibe çöktüğünü göreceksiniz. İlk önce robota 2 kaşık zeytinyağını, sarımsakları ve nohutları ekleyin. Daha sonra tahin, tuz, limon suyu, sumak, kimyonu karıştırın ve yavaş yavaş robota ekleyin. En son 2 kaşık zeytinyağını da ekleyin ve karıştırma işlemini sonlandırın, eğer hala katı olduğunu düşünüyorsanız yarım çay bardağı su ekleyebilirsiniz. Humus'a asıl lezzetini veren dinlenmesidir, bunu sakın unutmayın. Hazırladığınız karışımı 1-2 saat buzdolabında dinlendirdikten sonra dilediğiniz miktarda çam fıstığını, pul biberi tereyağı ile ocakta kavurun ve servise hazırladığınız Humus'un üzerine dökün. Tabii dilerseniz lavaş, tırnak pide ve ızgara et ile Paşabahçe geniş servis tabaklarıyla servis edebilir ya da küçük dürümler hazırlayıp farklı bir sunumla sıcaklarda yenilebilecek en güzel ikramlardan birini sofranıza taşıyabilirsiniz. Bizim tavsiyemiz ise Humus'un tarihine yakışır geleneksel sunumu… Paşabahçe Tokai Servis Takımı ile masanıza ayrı bir şıklık kazandırabilir, ince cam yapısı ile Humus'un lezzetinin tam alınmasını sağlayabilirsiniz. Şimdiden afiyet olsun!

 

Son Eklenenler

Frappuccino Camda Güzel!

Şahsına münhasır bir burç: Terazi!

Kahve Camda Güzel

​​
E-Bülten
Yeniliklerden haberdar olmak için Paşabahçe E-Bülten'e üye olun!