İnsanlığın Doğduğu Toprakların İzinde: Paşabahçe Mağazaları Anadolu Medeniyetleri Koleksiyonu
Anadolu’nun bereketli toprakları, eski çağlardan günümüze kadar Hititler, Urartular, Frigler, Asurlular gibi birçok önemli medeniyete ev sahipliği yapmasıyla biliniyor. Coğrafyamızın kültürel zenginliklerini içinde barındıran Anadolu, farklı medeniyetlerin izlerini bulmak amacıyla birçok arkeolojik kazıya da ev sahipliği yapıyor. Anadolu’nun köklü tarihini cam işçiliği ürünlerine yansıttığımız “Anadolu Medeniyetleri Koleksiyonu” bu toprakların zengin mirasını yansıtan eserleri geleceğe taşımayı hedefliyor. Tarih - Kültür - Cam Koleksiyonları kapsamında oluşturulan bu koleksiyonda kase, vazo, şişe, şekerlik, ve tabak gibi Anadolu'nun geçmişini yansıtan eserler yer alıyor.

Anadolu Medeniyetleri Koleksiyonu
Amazon Vazo ve Kase
Anadolu’da efsaneleşen Amazon Kadınları, antik kaynaklara göre Karadeniz ve Ege kıyılarında yaşamış savaşçı kadın topluluklarıdır. Cesaretleriyle, at binme ve okçuluk becerileriyle ün kazanmış, erkek egemen savaş düzenine karşı kendi toplum düzenlerini kurmuşlardır. Mitolojiye göre Samsun (Amisos), Terme ve Amasya civarında yaşamış, Efes Artemis Tapınağı’nın kuruluşuna katkıda bulunduklarına inanılmıştır. Amazonlar, Anadolu’nun tarihsel hafızasında kadın gücünü ve bağımsızlığını simgeler. Amazonlarla ilgili izler, Anadolu’da ve çeşitli dünya müzelerinde yer alan eserler üzerinde görülebilir. Amazon Vazo ve Kase, bu eserlerden esinlenerek tasarlanmıştır.
Kubad Abad Kase
Kubad Abad Sarayı, Anadolu'da Selçuklu Devleti'nden günümüze kadar kalabalık tek saray sitesi olma özelliğini taşıyor. Beyşehir Gölü'nün yakınlarında yer alan site harabesinde, küçüklü büyüklü yirmiye yakın bina kalıntısı var. Büyük Sarayın güneşinde küçük saray, tersane ve kayıkhane denilen anıtsal kalıntılar yer alıyor. İlk kez 1965 yılında Prof. Dr. Otto-Dorn’nun başkanlığında başlayan Kubad Abad kazılarına, üç yıl sürdükten sonra 13 yıl gibi uzun bir süre ara veriliyor. 1980 yılında Prof. Dr. Rüçhan Arık’ın yeniden başladığı saray kazıları, aralıksız bir şekilde devam ediyor. Türk Çini Sanatı'nın örneklerinden biri haline gelen çiniler, kazılardan elde edilen eserler arasında yer alıyor. Bu çinilerden esinlenerek Paşabahçe Mağazaları ile özel olarak üretilen Kubad Abad Kase ve Kubad Abad Serisi üzerinde bulunan dekoratif desenleri ile köklü bir geçmişin izlerini yansıtıyor.
Alacahöyük Kase
Binlerce yıllık geçmişe sahip olan Alacahöyük, Çorum'un Alaca ilçesi sınırları içinde yer alıyor. 1935 yılında Atatürk'ün emri ve Türk Tarih Kurumu'nun desteğiyle başlayan Alacahöyük kazıları, geçmiş dönemlere ait önemli izler barındırıyor. Alacahöyük kazılarında bulunan tunç geyik ve boya heykelcikleri, dönemin dini inançlarını simgeleyen unsurlardan. M.Ö. 3000-2000 yıllarına ait mezarlardan çıkan bu eserler, Hatti kültürüne ait karmaşık döküm tekniklerini işaret ediyor. Alacahöyük kazılarından esinlenerek dekorlanan Alacahöyük Kase, ünlü tunç geyik heykelciğini taşıyor. Tümü el işçiliğinden oluşan bu üründe alt kısımda yaldız detaylara yer verilirken, metal parçalar da bakır oksit kaplamalar bulunuyor.
Alacahöyük Güneş Kursu Top Şekerlik
Alacahöyük kazısından esinlenerek üretilen bir diğer ürün ise, Alacahöyük Güneş Kursu Top Şekerlik. El yapımı camdan üretilen şekerliğin üzerindeki rölyef desenlerinde yaldız ve eskitme detaylara yer veriliyor. Güneş kursu dokusundan referans alınarak üretilen metal parçalar ise, bakır oksit kaplamasıyla ürüne estetik bir görünüm katıyor. Alacahöyük'ün gizemli tarihine ilgi duyanların vazgeçemediği bu ürün, aynı zamanda koleksiyonerlerin özel parçaları arasında yer alıyor.
El imalatı camdan üretilen yaldız detaylarıyla dekorlanan Alacahöyük Şişe 'nin üzerindeki rölyef desenlerin tümü el işçiliği ile yaldız ve eskitme kullanılarak dekorlandı Metal parçaların formu, Alacahöyük buluntularından; uygulanan desen, güneş kursu dokusundan referans alındı. Alacahöyük serisi koleksiyonun vazgeçilmez parçaları arasında yer alıyor.
Asur Gondol
M.Ö. 2500'lü yıllarda Mezopotamya'nın kuzeyinde yaşamış olan Asurlular, halk olarak savaşçı yetenekleriyle ön plana çıkıyor. Dağlık bölgelerde yaşayan ve iklimin soğuk olmasından dolayı dayanıklılık kazanan Asurlular, yaban hayvanlarını korumak için savaşçı olarak gelişen bir toplum olarak biliniyor. Şehirleri kuşatarak farklı medeniyetlerle iletişim kuran Asurlular'ın, Sümerlerden öğrendiği çivi yazısı sayesinde çeşitli anıtsal yapılar, günümüzde yapılan kazılar sayesinde ortaya çıkarılıyor. M.Ö. 704-681 yılları arasında hüküm süren Sinahheriba’nın sarayındaki duvar kabartmalarından esinlenen Asur Gondol, altın yaldız ve eskitme detaylardan oluşuyor. Asurlu savaşçıların bir sal üzerinde, Dicle ve Fırat'ın ağzında düşmanla çarpıştığını tasvir eden gondol, el imalatı camdan üretilmiş olup, Asurluların savaş yeteneklerini gözler önüne seriyor.
Paşabahçe Mağazalarının Anadolu Medeniyetleri Koleksiyonu, el işçiliği cam ürünlerini yüksek kalite ile bir araya getirirken, tarihin tozlu sayfalarına göz kırpıyor. Farklı medeniyetlerin eserlerinden ilham alınarak tasarlanan koleksiyon, geçmişten günümüze kadar uzanan kültürel tarihi ve mirası korumayı hedefliyor.


