Header Band Image

Çoğaldıkça Artan Bereket: Aşure

İçinde yaşadığımız coğrafyanın bereketini simgeleyen aşure, yalnızca bir tatlı olmakla kalmıyor, geçmişten günümüze kadar uzanan köklü tarihi ve kültürüyle birlikte mutfaklarımızda da çok seviliyor. Binlerce yıldır süregelen bu lezzet bazen bir evin küçük bir mutfağında, bazen de bir köy meydanında kazanlarda karıştırılıyor. Sayısız geleneğe ve birçok hikayeye ev sahipliği yapan bu lezzetli tatlının temel malzemeleri aynı olsa da, her ailenin kendine has kuşaktan kuşağa aktarılan bir aşure tarifi bulunuyor. Peki, aşureyi bu kadar özel kılan ne? Gelin, paylaşmanın, dayanışmanın ve bereketin sembolü olan aşurenin köklü geçmişine doğru bir yolculuğa çıkalım.

first_section_img

Aşurenin Tarihi Yolculuğu

Aşurenin hem Türk kültüründe, hem de dünya mutfaklarında farklı hikayeleri olsa da, en bilinen hikaye Nuh Tufanına kadar uzanıyor. Rivayetlere göre Nuh'un Gemisi büyük tufandan kurtulduktan sonra, insanlar ellerinde kalan son malzemeleri bir araya getiriyor. Bir avuç buğday, bir avuç nohut, bir parça kuru üzüm gibi 7 çeşit hububatın aynı kazanda pişirilmesi ve gemideki tüm insanlara dağıtılmasıyla hazırlanan aşure, aynı zamanda tufandan sonra yeryüzünde pişen ilk yemek olma özelliğini taşıyor. Bereketiyle bilinen aşure tatlısı, tüm canlıların ortak bir yaşamı paylaşması gerektiğini en iyi şekilde hatırlatıyor. Farklı kültürlerde de kendine yer bulan bu tatlı, özellikle hayvansal ürün içermediği için bazı ülkelerde şiddete karşı bir direniş olarak görülüyor ve kutsal bir tatlı olduğuna inanılıyor.

Osmanlı Döneminde “Saray Tatlısı” unvanına sahip olan aşure, aynı zamanda hanedanlıkta 600 yıllık bir gelenek haline gelerek saray ve halk arasında köprü görevi görüyordu. Osmanlı'da büyük bir merasim haline gelen aşure günü, özellikle halk tarafından dört gözle bekleniyordu. Helvacıbaşı tarafından Topkapı Sarayı’nda ve Yıldız Sarayı'nda pişirilen kazan kazan aşureler ilk önce padişaha ve harem halkına, daha sonra ihtiyaç sahiplerine ve halka dağıtılıyordu. Pişen aşureler basit kaplar yerine, tablakâr adı verilen saray kaselerine konuluyor, bu kaseler halk tarafından aşureyi getiren kişi adına anılıyor ve saklanıyordu.

Nasıl ki her insan birbirinden farklıysa, aşurenin tadı da haneden haneye göre farklılık gösteriyor. Nasıl yapılırsa yapılsın bu dillere destan tatlı, eldekiyle yetinmeyi, eldekini çoğaltmayı ve paylaşmayı öğretiyor. Öyle ki, aşure piştiği gibi kapı kapı dağıtılıyor ve dağıtıldıkça lezzetinin artığına inanılıyor. Sabır ve özen gerektiren bu tatlı, yüzyıllardır süregelen kültürümüzün yadsınamaz bir parçası. Hal böyle olunca, tüm evi saran mis gibi kokusuyla aşure, sunumuyla da ayrı bir önem kazanıyor.


Birliğin Sembolü: Paşabahçe Mağazaları’nın Aşure Koleksiyonu

Hoşgörünün, ortakyaşamın, paylaşmanın, şükretmenin sembolü olan aşure, yüzyıllardır Anadolu medeniyetlerinin kültüründe önemli bir yere sahip. Paşabahçe Mağazaları Tarih-Kültür-Cam Koleksiyonları içerisindeki Aşure Koleksiyonu; birbirinden kıymetli el imalatı özel tasarımları ile aşurenin kültür ve tarih mirasımız içerisindeki yerine ışık tutuyor. Koleksiyona ait bazı parçaların hikayelerini gelin beraber inceleyelim:



Pertevniyal Aşure Kasesi

Osmanlı döneminde aşure, “Saray Tatlısı” ünvanına sahip olmuş, yüzlerce yıl boyunca İmparatorluk Sarayları’nda aşure kazanı kaynamış ve pişen aşure halkla paylaşılmıştır.


Sarayın lezzet bakımından en ünlü aşuresi,1870 yılında Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Sultan’ın pişirdiği “Süzme Saray Aşuresi” ‘dir. Pertevniyal Aşure Kasesi üzerinde, Pertevniyal Valide

Sultan Camii’nden alınan bitki ve geometrik bezeme motifleri kullanılmış, kapakta Valide Sultan’ın mührü uygulanmıştır.


Sema Mumluk

Hoşgörü kavramı Mevlevi felsefesindeki “Ne olursan ol; Gel!” deyişi ile anlam kazanırken, semah dönüşü ile üst düzeyde görsel bir estetiğe ulaşmaktadır.


Sema Mumluk, hoşgörü kavramını insanlığa en zarif formlarla sunan simgelerden semazen eteğinden esinlenerek tasarlanmıştır.

İç kısmında Yunus Emre’nin “Nazar eyle itiri/ Bazar eyle götürü/ Yaradılanı hoşgör / Yaradandan ötürü” dörtlüğü yer almaktadır.



Afiyet Kase

Eskiçağ’dan günümüze, aşurenin en önemli malzemesi ve toprağın en güzel meyvelerinden biri olan buğday başağı, toprağa düştükten sonra yeni bir başağa dönüşü ile doğumun simgesi olmuştur.

Bereket, bolluk, zenginlik anlamlarını taşıyan başak, yaşamı ve devamlılığı sembolize etmektedir. Aşure, çeşitliliğin bir araya gelmesiyle uzlaşmanın, birlikte yaşamanın, ağız tadının da simgesidir. Bereketli olsun ve afiyet olsun gibi deyişler, insanların bereketi çoğaltmaya yönelik temennileridir.

El imalatı amber renkli camdan üretilen ve 24 ayar altın yaldız kullanılarak el işçiliği rölyef desenlerle süslenen Afiyet Kase, stilize buğday başakları ve Osmanlıca “Afiyet olsun” yazısı ile dekorlanmıştır.


Erenler Aşure Kasesi

Ünlü mutasavvıf “Pir-i Türkistan” Hoca Ahmet Yesevi'nin Türkistan'daki türbesinde bulunan ve 12. yüzyıla ait bronz aşureliğinden esinlenen Erenler Aşure Kasesi, yağmur damlaları motifi ile bereketliliğin devamını simgeliyor. Damlaların içlerinde Farsça yağmur anlamındaki “Baran” kelimesi Divani hat yazı stili ile; ağız kısmında Yağmur Duası Celi Divani hat yazı stili ile yazılmıştır.


Anaeli Şekerlik

İslam kültüründe Fatma Ana'nın eli, Musevi kültüründe ise Miriam'ın eli olarak bilinen Anaeli, Anadolu'da bolluğu ve çoğalmayı sembolize ediyor. El yapımı yeşil camdan üretilen “Anaeli Şekerlik”, üzerinde ehl-i beyt isimleri ve Anadolu kilimlerinde kullanılan bereket motifleri dekor olarak kullanılmıştır ve 24 ayar altın yaldız ile dekorlanmıştır.



Narlı Aşure Sürahisi

Narlı Aşure Sürahisi, formunu Osmanlı saray ve konak halkının aşure dağıtmakta kullandığı “Aşurelik” olarak adlandırılan büyük sürahilerden almıştır.


Sürahinin gövdesinde desen olarak nar ve bitkisel bezeme motifleri kullanılmıştır. ‘Nar’ motifi, farklı kültür ve coğrafyalarda bolluğun, bereketin ve doğurganlığın sembolü olarak görülür. Anadolu’da da ‘Nar’, Eskiçağ’dan günümüze kadar bereketi sembolize eden en önemli figürlerden biri olmuştur.



Paşabahçe Mağazaları Tarih-Kültür-Cam Koleksiyonları’ndan Aşure Koleksiyonu’nu incelemek için mağazalarımızı ve pasabahce.com’u ziyaret edebilirsiniz.


Paşabahçe
Bize Ulaşın0850 222 1935

Bizi Takip Edin

Mobile Uygulamamızı İndirin