Başak Kablan ile Camın İzinde: Beykoz Cam Atölyeleri
Başak Kablan ile Camın İzinde: Beykoz Cam Atölyeleri
Zamansız tasarımlar, köklü zanaat mirası ve camın incelikli dili… Paşabahçe olarak her butik koleksiyonumuzun arkasında yalnızca bir tasarım değil, ustaların emeği, kültürel birikim ve nesiller arası aktarılan bir zanaat geleneği olduğuna inanıyoruz.
Bu yaklaşımın izini sürmek ve butik koleksiyonlarımızdaki kıymetli parçaların üretim sürecine yakından tanıklık etmek için, Başak Kablan ile Paşabahçe Mağazaları’ndan Beykoz’daki cam atölyelerine uzanan ilham verici bir yolculuğa çıktık.
Başak Kablan’ın gözünden bu özel deneyimi ve camın ardındaki emeği kendi anlatımıyla keşfetmeye davetlisiniz:
Paşabahçe Mağazaları’ndan Beykoz’daki cam atölyelerine uzanan, incelik ve ilham dolu bir yolculuğa çıktım. Bu yolculukta gördüklerimi ve hissettiklerimi sizinle de paylaşmak istedim.

Paşabahçe’ye her gittiğimde en çok vakit geçirdiğim yer, butik koleksiyonların sergilendiği bölüm olmuştur. Çünkü orada dolaşmak, tarih, kültür ve sanatla iç içe bir müzede gezmek gibidir. Osmanlı, Kayıp Hazineler, Füreya, Gururla ve Anadolu Medeniyetleri koleksiyonları yalnızca cama şekil vermekle kalmıyor; bizi geçmişimizle buluşturuyor, bir an durup düşünmeye ve anlamaya davet ediyor.
Şanslıyım ki bu koleksiyonların nerelerde, kimler tarafından üretildiğini görme ve deneyimleme fırsatını yakaladım.
İlk ziyaret ettiğimiz atölyenin sahibi Yılmaz Bey, 50 yılı aşkın süredir Paşabahçe ile çalışan bir zanaatkar. İşin en etkileyici yanı ise ilkokuldan sonra Paşabahçe’den aldığı eğitimle camın dünyasına adım atmış olması. O günden bu yana da bu dünyadan hiç çıkmamış.
Gururla Koleksiyonu’nun bir parçası olan 1935 Şekerlik üzerinde gördüğümüz çiçekler ve desenler, işte tam olarak bu atölyede hayat buluyor. Bu yüzden Türkiye’nin dışa bağımlılıktan kurtulma ve kendi sanayisini kurma iradesini temsil eden 1935 Şekerlik, yalnızca bir şekerlik olmanın çok ötesinde bir anlam taşıyor.
Yolculuğumuz, tılsımlı gömleklerden ilhamla hazırlanan Esma Vazo’nun üretimini görmek için Beykoz’daki bir diğer cam atölyesinde devam ediyor. Tılsımlı gömlekler, dönemin alimleri tarafından korunmak, şifa bulmak ve nazardan sakınmak niyetiyle hazırlanırdı. Gömleklerde alimin nefesini, elinin titremesini görmek mümkündü. Meraklısına minik bir not: Tılsımlı gömlekler bugün hala Topkapı Sarayı’nda sergileniyor, gidip görebilirsiniz.
Esma Vazo da aynı özen ve hassasiyetle, birçok aşamadan geçerek Beykoz’daki cam atölyelerinde yeniden hayat buluyor ve ardından Paşabahçe Mağazaları’nda bizimle buluşuyor.
Yaşadığım bu eşsiz deneyimde gördüğüm emek, tanıştığım ustalar ve zanaatkarlar ufkumu genişletti. Artık Paşabahçe Mağazaları’nda karşılaştığım objeler benim için cam bir eşya olmanın çok ötesinde.
Çünkü burada geçmişimiz, tasarımcıların ve ustaların ellerinde yeniden hayat buluyor ve biz de bu hikayenin bir parçası haline geliyoruz.

